“Taş kuşa değse kuş ölür. Kuş taşa değse kuş ölür” Dost yemişse aşını muhannetin Korkarım o aştan taş bile çıkar Varmışsan kıyısına merhametin Ne mutlu gözünden yaş bile...
ağaran he şeyden sonra sızlayan sesini alarak yağmurdan yeni günler içinde kalbimiz atılır sevmenin dağına. bir haber takibi anne mavi yapraklarıyla göz alan şarkılar içindedir. sabah, oyunlarında ölümsüz çocuklar bulunur toprağın. sesini...
I ‘Hem okudum hem de yazdım Yalan dünya senden bezdim.’ (Türkü) İnsanın insanlık hallerinin yankılayanı türkülerdir. Âdemoğullarının; İnançlarının, kabullerinin, retlerinin, dökülmüşlüklerinin ve yücelişlerinin kokusuyla bezenmişlerdir. Fırtınalardan geçirtilen ömür sahiplerinin...
Klasik şairin şehri, hayatın son derece yavaş bir ritimle yaşandığı, tabiatla ilişkisini henüz koparmamış emniyetli bir sığınaktı. Modern şairin şehri, yani metropolis ise daha dünyevî,...
Mostar’ın Kasım 2005 sayısında kendisiyle yapılan bir röportajda Mahir Kaynak, “Halk bir dağ kadar sessizdir. Halktan duyduğunuz ses, sizin verdiğiniz sesin yankısıdır.” diyordu....
Olayları değerlendirirken zamanın ruhunu doğru okumak gerekiyor. Eğer doğru bağlamı bulmazsanız olayları değerlendirirken hataya düşme ihtimaliniz büyüktür. Ve olayı doğru değerlendiremediğiniz doğru teşhisler koyamadığınız için...
SENET Kaç ırgatın hatırı kalır tarlada, kuş konmasa gene ırgalanır söğüt Öğüt üstüne öğüt, ağıtın pahası yok, yeşil bir yalnızlığa gebesin sen Gerçeksen ve varsan, yüreğin...
Adalet, özellikle son dönemlerde en fazla kullandığımız ve en çok ihtiyacını duyduğumuz kavramların başında yer alıyor. Gerek dünya ölçeğinde, gerekse ülke olarak telafisi imkânsız...
Roman Ne Anlatır ? “Roman Ne Anlatır1” Dr. Mehmet NARLI’2nın yeni yayımlanan kitabının adı. Cumhuriyet dönemi 1920-2000 arası Türk...
Ömer Hayyam Karanlığı kasmadan görüntü tamam; yaşasaydı Hayyam Gökyüzüne bakmak olurdu moda; rubailer ve şaraba hovarda İngiliz soyluları hayran Omar’a ve onun gördüklerine Nizam-ıl Mülk başka...
Bilgilerimizin sıhhatini, “bilinen” varlık, kavram yahut vakıanın kendisi kadar, “bilen”in parametreleri de belirliyor. Nesneleri gözlük camınızın renginde algılamanız, o nesnelerin gerçek rengi hakkında doğru...
Fetih, “kapalı veya örtülü bir şeyi açmak” demektir. Bizim fetihlerimizde açılan şey ise, insanların kafa ve gönüllerini hakikate kapatan, onların ilâhî mesajın ışığını almasına mani...
“Ocağın yana çocuk” demişti, o soğuk mu soğuk şubat günü, fırınlı sobanın başında, darı bazlamasını çevirirken çarpıp un kabını devirdiğimde ninem. “Asıl senin...
Yeni yetmeler ne bilir ki Hoca, “kalalanmak” deyiminin anlamını? “Erine kalalanmak” “erinin ardından gitmek” sözleri yeni nesile bir şey ifade eder mi? Olsa olsa geri...
Bir sanayii şehrinin ortayer heykeline çarpan güneş kağıt toplayıcıları ve atarabacıların yalnızlıklarına sığınarak gölgeye saklanan yetimlerine ulaşır. Çamaşırcı kadınların buğulu camlara uflayarak haykırışlarını çiçeklere işleyen bahçevanlar toprağa yakın oluşlarının ürperti ve işadamlarının yalnız...
Şehri kollarının arasında kucaklayan ve sanki onda yaşayan bütün insanların hatıralarını binyıllardır biriktiren Dağın üstünde bulutlar toplanmış yine. Denizin üstünden Çukurova boyunca akıp gelen ve...
Bâzı kitaplar başucu kitabımdır. Yıllar geçer de kitaplıktaki yerlerine girmezler. Masada derde devâ ilaç gibi dururlar hep elimin altında. Bu bâzı kitaplar sessiz ve vakur,...
yüreğimde kalmış bütün yalancı sevgilerimve irdelenmeye müsait tedirginliklerimlefirari öyküler yazıyorum şimdihülyasız gecelerimve yıldızlardan çaldığım umutlarlaacılar yaşamaktayım hercaiyıkılıyor eğreti yıllar üzerimenereye kaçsam sen varsınbir ibrahimî...
"Eve girdiğimde 14 yaşındaki Abir Kazım El Cenabi, yerde bacakları ayrılmışve çıplak bir biçimde yatıyordu. Bedeninin üst tarafı yanmıştı ve solgözünün kenarında bir...
Bombalanan Beyrut’ta, Paris’i yaşayanlar vardı bir zamanlar… İsrail bombaları altında gözyaşı yanaklara inmiş binlerce çocuk Beyrut’un Paris olduğunu görmemişler… Beyrut’un niçin bombalandığını da bilmiyorlar. Paris Şanzelize’dir… Avrupa’nın...
Apartmanın bahçe kapısından içeri girer girmez Mustafa bey’in oturduğu yere adeta yığılmış hali dikkatimi çekti. ...
Ey Beyrut! Ekmeğim, şarabım, yaseminim. Ateşin ve dumanın tadını duysak da ey Beyrut! Seni terkeden delidir. Kapısını kapattı Beyrut; Kendisini sabah akşam el üstünde tutacak ve güzel günlere taşıyacak...