| GÜLBANG |
EVLİLİK BİLİMİ ÖLDÜRÜR MÜ? M.Celal
İş ağaçta değil, onu böyle büyüten toprakta Geçtiğimiz hafta bir mülakat vesilesiyle cumhuriyetimizin payitahtı Ankara ilindeydim. Kadim dostlarımızdan, abimiz Mehmet Muharremoğlu’nu ziyaret ettim hatta hane-i saadetlerinde bir teşehhüt miktarı misafirlikte bulundum. El-hak mezkur hazretin izzet ve ikramı on numero fevkaldeydi. Fakat gördüğüm kadarıyla mezkur hazretin yaşam uslübu, yevmi meşgaleleri beni Mehmet abinin şahsı ve diğer ehibbası olduğumuz Türk akademisyenleri ve iştigal ettikleri Türk ilim ve irfan hayatı ve dahi Türk sanatı hakkında elim derin endişe ve vesvelere gark etti. Yoksa Türk ilim irfan hayatı ve Türk sanatı, dâhi ve kabiliyetli evlatlarını evlilik müessesine kurban mı vermektedir?
Malumunuz olduğu üzere yaratıcılık yevmi hadisata ve dahi eşyalara herkesten farklı nazar edebilmek ve farklı uslüb ve ifa şekli tekamül ettirebilmektir. Bu sebeple yaratıcılık tabi, yevmi hadisatın hususi olmasını, hususi şeylerin de daha çok yevmi hayata girip tabii şeyler olmasını sağlar. İmdi yevmi amelleri farklı ve yeni usüllerle işliyorsanız bu sizin yaratıcılığınızı gösterir. Değişik bir izahla yaratıcı olmak, herkesin gördüğünü görmek, ancak herkesin düşündüğünden ve işlediğinden farklı düşünmek ve iş işlemektir.
Yaratıcılık mevzubahis edildiğinde, doğrudan insana teveccüh etmenin lüzumluluğu hakikatinin çok bariz ve suhuletli olarak vurgulanması gerekmektedir. İmdi buradan hareketle yaratıcılık için her şeyden önce yaratıcı insanlara gereksinim vardır. Ve bu insanlar ancak yaratıcılığı destekleyen bir iklimde kendilerini ve fikirlerini ortaya koyabilmektedirler. Dolayısıyla birbirini sürekli besleyen yaratıcılık, yenilikçilik, ilim ve dahi sanat ancak serazat iklimlerde ruşeymlenerek boy atabilir. El hasıl dostlara sürtünemek gerekir.
Modern hayat hepimizi rutin davranışlar içerisine sokar. Mesai ve hayatı şekillendiren şartlar insanı monotonlaştırır. Makineleşen bitevi tekerrür eden bir hayat vetiresinde, en azından rutinleşen vakitlerde, insan hayati bağlarını yitirir. Zihinde ciddi bir unutma durumu hasıl olur ve tekrarlanan vetirede şekillenen kimlik, ferdin algılama, gözlem, hissetme, bir bütün içerisinde kendi yerini algılama gibi yeteneklerinin yok olmasını sağlar. İnsan iş, eş, evlilik, çocuk ... ve biteviye tekrar eden işler arasında zamanın bütünlüğünü kaybeder ve yalnızca yaptığı işin zaman diliminde yaşamaya başlar. Artık gün, hafta, ay gibi zaman dilimleri ile sinn-i şebabet, delikanlılık, sinn-i kemal ve pir-i fanilik gibi hayat dilimleri anlam ifade etmez olur ve insan alıklaştırırlar. El hasıl kelam bu kadar lüzumsuz malumattan bahs açmamınız sebebi dostlarımızın hayatın meşgaleleri içinde yitip gitmelerini önlemek amacıyla acizane ikaz görevimizi yerine getirmek içindir. Biz alık akademik titri olan fakat bilimsel makale dışında yazı yazmayan sanata şiire ve dahi tasavvufa oyun (kurmaca) nazarıyla bakan ehibbayı istemiyoruz. Sahih hikaye ve şiire kalplerimiz aç. Sürtünmelerinizi ve ürünlerinizi bekliyoruz.
02:30 - 10/2/2007 - yorum yaz
|
Hakkımda Dostlar güzel gözlerini ekrana düşürsünler ki bizde kendimizi görelim. Ana Sayfa Profilim Arşiv Gülbang Sipesifik Sayıları Kategoriler Son Yazılar - TAŞ-KUŞ, BAŞ VE YAŞ Hasan EJDERHA - AĞARAN Mustafa Alper TAŞ - KİTABA ÇAĞRI SINAVINDA İNSAN Duran BOZ - [TAVSİYE] Şiir ve Mekân Beşir AYVAZOĞLU - HALKIN TERÖR KARŞISINDAKİ DERİN SÜKUTU Ali YURTGEZEN - EYVAH! TÜRKLER KÜRESEL AKTÖR OLUYORLAR. M.CELAL - SENET Hasan EJDERHA - BİR AHLAKÎ ERDEM OLARAK ADALET YAHUT İSM-İ ADL’İN İNSANDA - ROMAN NE ANLATIR Hasan EJDERHA - ÖMER HAYYAM Hasan EJDERHA - HİCAZ YOLUNDA 'TERKİB' BULMAK Ali YURTGEZEN - İSTANBUL'U AÇ GÜLZÂR YAP Ali YURTGEZEN - EVLİLİK BİLİMİ ÖLDÜRÜR MÜ? M.Celal - YANAN OCAK M.Alper TAŞ - KUZU OLDUM MELEDİM ARDIN SIRA Mehmet MUHARREMOĞLU - DEĞERLER ÂSİTÂNESİ: İSTANBUL İsmail GÖKTÜRK - ŞİİR RESMİ Hasan EJDERHA - KIŞ YOLCUSU M.Alper TAŞ - KİTAP VE DİL Ahmet Doğan İLBEY - BÜTÜN YOLLAR SANA ÇIKIYOR Sebahattin ÇELEBİ Arkadaşlarım • gokyuzudergisi • bloglist • veinsan • derinedebiyat |