GÜLBANG

KIŞ YOLCUSU M.Alper TAŞ

Kategori: Belirtilmemiş


Şehri kollarının arasında kucaklayan ve sanki onda yaşayan bütün insanların hatıralarını binyıllardır biriktiren Dağın üstünde bulutlar toplanmış yine. Denizin üstünden Çukurova boyunca akıp gelen ve onda duraklayan bulutlar eksik olmaz bu mevsimde. İnsan, kendini oldukça donuk ve bunaltıcı bir kış resminde karalanmış bir figür gibi hisseder.

 

Sabah ayazında ve Dağdan esen sazağın ellerden başlayan ve sonra insanın göğsüne kadar ilerleyen soğuğunda, “kar yağsa biraz kırılırdı soğuk” mırıltıları yükselir cümle ihtiyarın ve yakacak birkaç parça odunla eve yönelen telaşların hepsinde. Çocuklar, sıcak yatakların içinde habersiz, açılan perdenin arkasında bekleyen ışıksızlığı görür ve devam ederler uykularına.

ayaklarının çamurunu sıyırıyor evin önünde duran ve eski bir dibek taşı olup da şimdi cevizin gölgesine serilen taşın kenarına.

 

Arabanın camında buzlaşan hızın hiç kesilmemesini dileyerek, bütün varlığıyla arabanın hızına katılarak oturuyor Çocuk arkada. Geçen kamyonların rüzgârıyla sarsıldıkça araba, onun da bir nesne olduğunu ve insan kudretinden bağımsız işlediğini fark ediyor anlık bir kendine gelişle. “Yolculuklar diyorum” diye bağırıyor kendi içine doğru, yankısız kayboluşuna hayret etmeden bu sesin, yanında oturan adamın ceketinin kirli kollarına bakarak.

 

Anne, habersiz gibi bu gelişten ve kavuşmanın kalbinde açacağı kapılardan habersiz gibi indiriyor ateşten kazanı, biraz daha çalı çırpı sürerek altına, sacı koyuyor bu kez üçayağın üstüne. Dağ, hiç aklına gelmiyor. Habersiz gibi yani yaşadığından ve o Dağın nasıl bir heybetle kendi tanıklığını beyan edişinden.

 

Bir viyolonselin inlemesi geçiyor önce. Sonra binlerce keman ve davul ve zil sesi dolduruyor şehri. Herkes, her şeyden müthiş habersiz ve uykularını bölen seslere ilgisiz bir kımıldanmayla cevap verircesine dalgalanıyorlar yalnızca.

 

Nasıl da geçiyor günler diyor kendi kendine sonra Çocuk. Yazdı mevsim ve ceviz ağaçlarının gölgesinin koyuluğunda bulanıklaşan bu yollardan geçmiştim. Şimdi nehrin üstünde telaşsız süzülen bir ağaç dalı gibi hareketsizim kaderimin karşısında.

 

Mahallenin taş yolunda çantayı tuttuğu yerlerden uyuşan ellerini kımıldattığında iğne batar gibi yanmasından ve kırmızılığından hoşlanarak yürüdü. Dağın, bulutların arasından görülen karlı kızıllığını gördü. Evinin bacasından yükselen dumanı sevdi buna bakarak içinin ısınmasına ve birkaç dakika sonra yüz yüze kalacağı sıcak odanın ve sabah havasızlığının boğduğu mahmurluğu düşünerek hızlandı bilmeden adımları.

Avluda, Anne, ayağa kalktı ve dumanın isiyle kararan ıslak ellerini şalvarıyla silerek yürüdü çocuğuna. Çocuk, “kolay gelsin” diyerek eğildi ellerine Annenin. Elini vermedi. Sarılıp öptü yalnızca. Duman üzerlerini kapladı, “içeri gir, üşüme burada” dedi Anne. Hep bu anı yaşamışlar, o gün bir kez daha yaşıyorlarmış gibi kolayca kavuştular. Ne bir hayret cümlesi, ne özlemin kavurduğu kalplerinde bir kımıltı dolaştı.

 

Odaya güneşin belli belirsiz ışıkları doldu.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

10:01 - 31/10/2006 - yorum yaz


Son Sayfa Sonraki Sayfa
Hakkımda
Dostlar güzel gözlerini ekrana düşürsünler ki bizde kendimizi görelim.
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Gülbang Sipesifik Sayıları
Kategoriler
Son Yazılar
- TAŞ-KUŞ, BAŞ VE YAŞ Hasan EJDERHA
- AĞARAN Mustafa Alper TAŞ
- KİTABA ÇAĞRI SINAVINDA İNSAN Duran BOZ
- [TAVSİYE] Şiir ve Mekân Beşir AYVAZOĞLU
- HALKIN TERÖR KARŞISINDAKİ DERİN SÜKUTU Ali YURTGEZEN
- EYVAH! TÜRKLER KÜRESEL AKTÖR OLUYORLAR. M.CELAL
- SENET Hasan EJDERHA
- BİR AHLAKÎ ERDEM OLARAK ADALET YAHUT İSM-İ ADL’İN İNSANDA
- ROMAN NE ANLATIR Hasan EJDERHA
- ÖMER HAYYAM Hasan EJDERHA
- HİCAZ YOLUNDA 'TERKİB' BULMAK Ali YURTGEZEN
- İSTANBUL'U AÇ GÜLZÂR YAP Ali YURTGEZEN
- EVLİLİK BİLİMİ ÖLDÜRÜR MÜ? M.Celal
- YANAN OCAK M.Alper TAŞ
- KUZU OLDUM MELEDİM ARDIN SIRA Mehmet MUHARREMOĞLU
- DEĞERLER ÂSİTÂNESİ: İSTANBUL İsmail GÖKTÜRK
- ŞİİR RESMİ Hasan EJDERHA
- KIŞ YOLCUSU M.Alper TAŞ
- KİTAP VE DİL Ahmet Doğan İLBEY
- BÜTÜN YOLLAR SANA ÇIKIYOR Sebahattin ÇELEBİ
Arkadaşlarım
gokyuzudergisi
bloglist
veinsan
derinedebiyat